Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’nde, köylülerin ve çevre örgütlerinin yıllardır karşı çıktığı Meyra Madencilik’e ait atık barajının çökmesiyle birlikte bölgede büyük bir çevre felaketi yaşandı. Çökme sonrası binlerce ton kimyasal ve ağır metal içerikli atığın toprağa ve suya karıştığı belirtilirken, tarım alanları, içme suyu kaynakları ve yerleşim alanları ciddi risk altına girdi.
Köylüler, atık barajının çökmesinin ardından tarlalarda ve evlerin çevresinde derin yarıklar oluştuğunu, toprak kaymalarının arttığını ve içme suyu kaynaklarına artık güvenemediklerini dile getirdi. Bölge halkı, yıllardır yetkilileri uyardıklarını ancak hiçbir önlem alınmadığını vurguluyor.
flotasyon yöntemiyle çinko, kurşun ve bakır cevherinin işlendiği madende bu süreçte yoğun ve tehlikeli kimyasallar kullanıldıgı bildirilmektedir.
4 milyon metreküp kapasiteli atık barajında meydana gelen hasarın ardından tehlikeli atıkların çevreye yayılmasıyla TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, yaşananların bir çevre felaketi olduğunu vurgulayarak, bu risklerin yıllar önce hazırlanan teknik raporlarla açıkça ortaya konulduğunu söyledi. Başkan Yıldız, “Ne yazık ki bugün yaşananlar sürpriz değildir. Bu felaketin geleceğini biz 2020 yılında raporladık. JMO Güney Marmara Şubesi tarafından oluşturulan komisyon, olayın hemen ardından bölgeye gidip teknik incelemeler ve tespitleri yaptık. İncelemeler sonucunda tehlikeli atıklarım çevreye yayıldığını tespit ettik. Bu olay sadece bir teknik arıza değil, yanlış madencilik politikalarının ve hatalı ÇED süreçlerinin doğal bir sonucudur” dedi.
Nihai ÇED raporunda atık barajının yapılacağı alanın yüzde 15 ila 30 eğime sahip olduğuna dikkat çeken Mehmet Yıldız, bu durumun ciddi bir risk oluşturduğunu ifade ederek, “Bu eğimde bir atık barajı büyük bir tehlikedir. Gövdenin hasar görmesi ya da patlaması halinde bütün atıkların Yenişehir Ovası’na akacağını açıkça söyledik” dedi.
Proses suyu ihtiyacının Yenişehir Ovası, İznik Gölü, Göllüce Sulama Kooperatifi ve açılacak kuyulardan karşılanacağının belirtildiğini aktaran Mehmet Yıldız, “DSİ tarafından tarımsal sulama amacıyla tahsis edilmiş suların başka amaçlarla kullanılması yasal değildir. Ayrıca İznik Gölü’nün mevcut su seviyesi bile mevcut talepleri karşılamaya yetmezken, bu projelerin nasıl onaylandığını anlamak mümkün değildir” diye konuştu.
Kaynak Bursa olay